marc-vivien foe

Son bakıştaki o gözler kaldı aklımızda: Marc-Vivien Foe

Utku Gel


Futbol güzel bir oyun ama oyunun içinde ‘tatsız’ olaylar da var. Maalesef bu olaylar, üzerinden yıllar geçse de unutulmuyor. Hele ki bazıları akıllardan hiç çıkmıyor, konusu geçtiğinde hemen gözümüzün önüne geliveriyor. Onlardan biri kuşkusuz, 2003 FIFA Konfederasyonlar Kupası’nda hayatını kaybeden Marc-Vivien Foe...

Marc-Vivien Foe, 1 Mayıs 1975’te Kamerun’un başkenti Yaounde’de dünyaya gelir. Sokaklarda başlayan futbol aşkı, 1991 yılında amatör takımlarda ve altyapılarda top koşturmaya dönüşür. Canon Yaounde’de oynadığı dönemin ardından 1994’te Fransa’nın ünlü takımlarından Lens’e transfer olur. Orta sahanın merkezinde oynayan Foe, Lens forması altında 5 yıl geçirir ve 99 maça çıkar, 14 gol atar. Lens Kulübü’yle 1997/98 sezonunda Ligue 1 şampiyonluğu yaşayan Foe, ertesi sezon da Fransa Lig Kupası’nı kazanır. Ocak 1999’da rotayı Ada’ya çevirir.

West Ham’a umutlarla transfer olur. Ulusal ve uluslararası organizasyonlarda maça çıkar ama işler istediği gitmez. West Ham’da 46 maçta forma giyen Foe, 2 gol atıp 4 asistlik bir performans sergiler. Böylece Foe’nin İngiltere macerası kısa sürer.

2000’de yeniden Fransa’ya döner ama adres bu sefer Olympique Lyon’dur. Fransa’ya hızlı bir giriş yapar. Lyon’la 2000/01 sezonunda Fransa Lig Kupası’nı kazanır. Takım içindeki uyumu ve yeteneği ön plândadır. Ertesi sezon kulübüyle Ligue 1 şampiyonluğuna ulaşır. Lyon formasını 65 maçta terletir ve 4 gollük bir katkı ile Fransa’dan ayrılır.

2002’de yeni ve son durağı Manchester City’e kiralık olarak transfer olur. Premier Lig’de 35 maça çıkar ve takımı adına 9 gol kaydeder. Takımın önemli isimlerinden biri olduğunu ispatlar. Sezonun ardından Marc-Vivien Foe’yi, Konfederasyonlar Kupası bekliyordur.

Dakikalar 73’ü gösterdiğinde…

2003 Konfederasyonlar Kupası’nda Kamerun, B Grubu’nda Brezilya, Türkiye ve ABD ile eşleşir. Foe’li Kamerun, kupada ilk maçını Brezilya ile oynar ve sahadan 1-0 galibiyetle ayrılır. İkinci maçında Türkiye ile karşılaşan Kamerun, bu maçı da 1-0 alır. Liderliği ve gruptan çıkmayı garantileyen Kamerun, son maçında ABD ile 0-0 berabere kalır.

Kamerun’un yarı finaldeki rakibi Kolombiya olur. 26 Haziran 2003’te Kamerun kafilesi maçın oynanacağı Stade de Gerland’a giderken Foe’nin takım otobüsünde söylediklerini takım arkadaşı Djemba Djemba, Sun Sport aracılığıyla şöyle aktarıyor:

‘’Foe, ‘Maçı kaybetmeyeceğiz! Eğer sahada ölmemiz gerekiyorsa öleceğiz. Çünkü eşime ve çocuklarıma finale gideceğimize ve kupayı kazanacağımıza söz verdim.’ dedi.’’

Kamerun kafilesi stada varır ve kısa bir zaman sonra maç başlar. Marc-Vivien Foe ve takım arkadaşları maça hızlı bir giriş yapar. 9. dakikada Pius N’Diefi’nin golüyle Kamerun, Kolombiya karşısında 1-0 öne geçer. Her şey yolundadır. Foe, takım arkadaşı Eric Djemba Djemba’ya yorgun olduğunu söyler, Djemba Djemba ise ‘Oyun durunca antrenöre söyleriz seni değiştirir’ cevabını verir. Ancak bu konuşmadan saniyeler sonra, dakikalar 73’ü gösterdiğinde Foe yere yığılır. Futbolcular ve hakem, bilincini kaybeden ve gözbebekleri kaybolan Foe için, hemen sağlık görevlilerini çağırır. Kalbi duran ve sedye ile taşınan Marc-Vivien Foe’ye ilk müdahale saha kenarında, sonra stadın ilk yardım salonunda yapılır. Ancak tüm müdahaleler sonuçsuz kalır ve 28 yaşındaki Marc-Vivien Foe hayatını kaybeder.

Kupanın asıl sahibi Foe!

Foe’nin hayatını kaybettiği haberi henüz gelmemiştir. Maç ise kaldığı yerden devam eder ve Kamerun’un 1-0 üstünlüğüyle sonuçlanır. Başka bir ifade ile Foe’nin takım otobüsündeyken söyledikleri gerçekleşir: Öleceğiz ve finale gideceğiz!

1-0’lık sonuçla adını finale yazdıran Kamerun’un soyunma odasında sevinç hâkimdir. Ancak bu sevinç kısa sürer. Kamerun teknik direktörü Winfried Schafer, olayın devamını 2013’te BBC’ye verdiği demeçte şöyle anlatıyor:

‘’Kaptan Rigobert Song odaya geldi ve ağlayarak ‘Marco, Marco’ dedi. Acı haberi aldıktan sonra herkes şok oldu. Finale kalmanın coşkusu yerini önce sessizliğe sonra da ağlamalara, çığlıklara bıraktı.’’

Kupanın diğer yarı final maçı ise Fransa ile Türkiye arasındadır ve Foe’nin ölüm haberi Stade de France’ye ulaşmıştır. Maç öncesi seremonide Thierry Henry, Gregory Coupet, William Gallas gözyaşlarını tutamazken; diğer futbolcular ise üzgündür. Karşılaşmayı 3-2 Fransa kazanır ve finale yükselir.

Öte yandan Kamerunlu futbolcular futbola küsmüştür ve final maçına çıkmak istemez. Ancak FIFA’nın ‘elimizden bir şey gelmiyor’ yaklaşımı ve Foe’nin eşinin ‘bizim için oynayın’ talebi sonucunda Kamerunlu futbolcular final maçına çıkmayı kabul eder.

Final günü gelir. Takımlar tünelden çıkarken kaptanların elinde Marc-Vivien Foe’nin dev posteri, tribünlerde ise Foe’ye ithafen hazırlanmış pankartlar vardır. Maç öncesinde Marc-Vivien Foe için saygı duruşunda bulunulur. Stade de France’yi hüzün kaplasa da maç başlar. Karşılıklı ataklar sonuçsuz kalır ve normal süresi 0-0 sona eren maç uzatmalara gider. Maçın 98. dakikasında sahaya Thierry Henry’i çıkar ve Fransa’ya kupayı kazandıran golü atar. Ödül töreninde Foe’nin dev posteri de vardır ve Fransa, kupayı Kamerun’la birlikte kaldırır.

İddialar ve gerçekler: Marc-Vivien Foe neden öldü?

Foe’nin hayatını kaybetmesinin şoku sürerken, bir yandan da ‘nasıl ve neden öldü’ sorusuna cevap aranmaktadır. Bununla ilgili farklı iddialar ortaya atılır.

İlki, o dönemki İstanbulspor'un kalecisi Allum Boukar’a ait. Kamerunlu filebekçi 2003’te Hürriyet’te yer alan haberde şunları söylüyor:

‘’Maçtan önce aşırı ishal olan Foe, Milli Takımımız’ın doktoruna giderek, ‘İshalim ve yürüyecek halim yok. Ama bu maçta da mutlaka oynamak istiyorum’ demiş. Doktorlar ise Foe'yi oynamaması konusunda ikna etmek yerine iki tane güçlendirici hap vererek sahaya sürmüşler. Foe, sahada hapların yardımıyla ayakta kalmaya çalıştı. İlaçların tesiri ile normalden fazla efor sarf etti ve sonunda hasta vücudu iflas edince hayata veda etti.’’

Kamuoyunda dillendirilen başka bir iddia ise ‘Foe’nin hayatını kaybetmesinin nedeninin maçların çok kısa aralıklarla ve sıcak havada oynatılması’ olur. Başka iddialar da gündemdedir. Ancak hem bu iddialara yanıt vermek hem de Foe’nin ölüm nedeninin belirlenebilmesi için otopsi yapılmasına karar verilir. Kısa bir zaman sonra otopsi sonuçlanır. Açıklamayı Lyon Savcısı Xavier Richard yapar:

‘’Foe’nin vücudunda herhangi bir uyarıcı madde bulunmamıştır. Ölüm tamamen doğal nedenlerle gerçekleşmiştir ve kalple ilgilidir.’’

Savcının ‘kalple ilgili’ dediği şey otopsi raporunda özetle şöyle geçer: Marc-Vivien Foe’nin hipertrofik kardiyomiyopati (kalp kasının anormal kalınlaşması sonucu ortaya çıkan kalıtsal bir hastalık) sonucunda ani kardiyak ölümü gerçekleşmiştir.

Ama milyonların aklında otopsi raporu değil, son bakıştaki o gözler kalır.