Dostlukspor

Türkiye’nin öncü kadın futbol takımı: Dostlukspor

İsmail Sarp Aykurt


Kadın futbolunun ülkede çok büyük bir alan tuttuğu söylenemez. Ancak bu durum, futbolun kadınlarda bir ilgi uyandırmadığı ya da bir tarihe sahip olmadığını göstermekten uzak. Kadın futbolu, Türkiye’de gecikmiş bir tarihe sahip olsa da futbolun icra edilmesinde ve taşınmasında kadınların tartışılmaz bir yeri bulunuyor. Bunun ilk kıvılcımı ise Dostlukspor olur.

Kadın futbol tarihi, 1969 yılında Kınalıada Kız Futbol takımı ile arkasından da 1970’lerin hemen başında Haluk Hekimoğlu’nun bir araya getirdiği 13 sporcudan oluşan İstanbul Kız Futbol takımı ile doğum sancıları gösteriyor. Daha sonra Dostlukspor adını alan bu takım, ülkenin kadın futbolu macerasında ilk ve en büyük adımlardan biri oluyor. 1954 senesinde ise zamanın Mithatpaşa Stadı’nda oynanan İzmir Kadınlar Futbol takımı ile İstanbul Kadınlar Futbol takımı arasındaki maç, kadın futbolunun başlangıç tarihini 1950’li yıllara kadar götürüyor. Ancak kadınların futbola dönük ilgisinin artışı tek bir yerle sınırlı kalmıyor ve bunu 1978’de Ankara’da kurulan Nazendespor ve İncirlispor ile İzmir’de kurulan Filizspor sürdürüyor.

Takvim yapraklarını biraz daha geri sararsak, 1969 senesinde yine Ankara’da kurulan Ankara Kadınlar Spor Kulübü’de bir güzel örnek olmayı sürdürüyor. 1982’de ise Atılımspor, Dostlukspor’dan kopan kadın futbolcularla futbol oynamaya girişiyor. Buraya bir not daha eklemek gerekiyor. Ülke sathında bir araya gelen, futbol oynayan ve bu heyecana ortaklık etmek isteyen birçok girişim olsa da bir kurumsallık ve kulüpleşme atılımına derinlikli bir şekilde bakıldığında Dostlukspor daha yeterli bir örnek olarak öne çıkıyor.

Dostlukspor: Kadınların meydan okumasının adı

Kadınların dünyada ilk kez futbol için buluştuğu yıllar 1895 yılına gittiği biliniyor. Bu bağlamıyla, kadın futbolunun dünya tarihi ile bizim ilk kadın kulüplerimizin kuruluş tarihleri arasında amiyane tabirle uçuk bir fark ortaya çıkıyor. Bu geri kalma ise ancak 1950’li yıllardaki kıpırdanmalarla aşılmaya çalışılıyor ancak tarihlerden de anlaşıldığı üzere fazlasıyla ‘geç kalınıyor’. Ancak her şeyin başına dönersek, ilk kadın futbol kulübü olarak tanımlamakta beis görmediğimiz Dostlukspor örneğinin, kadın futbolunun palazlanmasına yaptığı katkıyı başa yazmak gerekiyor. Çünkü Dostlukspor’un nesnelliği zorlayan yapısıyla birlikte ortaya koyduğu irade, hem futbolun erkeklerin tekelinde olduğuna dair üretilen tüm mitleri yıkıyor hem de kadınların futbol ile arasında olan o ‘mayınlı araziyi’ aşmasına yardımcı oluyor. Dostlukspor’un bu anlamıyla sadece kadın futbolunun ülkedeki ilk örneği olarak değil, kadınların da futbola ısınmasındaki başat sebep olduğu teslim edilmeli. Dostlukspor’un öncülüğü, kadın futboluna enerji verirken, kadınlar için de bir ‘buzkıran’ işlevi ediniyor, demek olanaklı.

1970’li yılların başında tam 13 kadından oluşan bu ilk kulüp, kimi tek tük örnekler olsa da ülkede yer alan ve ‘kurumsallaşmış’ ilk kadın futbol takımı unvanını aldı. Dostlukspor, Haluk Hekimoğlu’nun kişisel özveri ve çabasıyla ilerleme kaydediyor. Dostlukspor’un aslında erkeklerin tekeline bırakılmış bir spor dalının yeniden üretilmesi ve yaygınlaştırılmasına yaptığı katkının, benzersiz olduğunu da söylemek gerekiyor. Her ne kadar kadın futbolunun gelişimi sınırlı kalsa da bu tarihsel adımın, sonraları başka branşlara da açılacak olan kulübün gelişiminde büyük bir ilerleme kaydettiği de not edilenler arasında.

İlk örnekten gelişmeye uzanan çileli bir yol

1955 senesinde oynanan ve bir spor festivali içerisinde icra edilen kadın futbol takımları arasındaki maçtan Dostlukspor’a kadar gelen süreç içerisinde bir birikim dönemi açıldığını da söylemek gerekiyor. Erkek futboluna oranla oldukça cılız kalan ve destekten uzak tutulan kadın futbolunun bu dezavantajlı yapısına yapılan ilk kurumsal itiraz Dostlukspor’dan geldiğinde kaybedilen zamanın ne kadar uzun olduğu da aslında anlaşılıyor. Kaynaklara göre, 1973 senesinde “Dostlukspor Kız Futbol Kulübü Derneği” de açılıyor ve bu bir öncü olmayı da beraberinde getiriyor. İlk 5 yıllık zaman diliminde ise Dostlukspor, karşısında bir rakip bulamıyor. Bunun üzerine kimi erkek takımları ile bazı özel turnuva ve özel maçlarda karşı karşıya gelen kulüp, aslında önemli bir ‘birikim dönemi’ geçiriyor. Dostlukspor’un kadınlar eliyle Anadolu kentlerine ve ücra noktalara giderek yaptığı maçlar ve insanlarda bıraktığı olumlu algılar kadın futbolunun bir gerçeklik olduğu kadar bir eksik yan olarak anılmasını da beraberinde getiriyor.

Burada, Dostlukspor’un kadınlarının gösterdiği olağanüstü çabanın kamusal bir destekten mahrum bırakıldığını da eklemek gerekiyor. Dostlukspor, birçok kaynakta da geçtiği gibi örnek davranışlar sergileyeni sporcu kimlikleriyle ilgi topluyor ve yapılan sosyal etkinlikler üzerinden de rağbet görüyor. Kadın futbolunun örgütlenmesi, o zamanın ruhuna aslında bir meydan okuma olarak gerçekleşiyor.

Kadınların yeşil sahadaki mücadelesi sürüyor

1977 senesinde bir gazetede yayımlanan “Futbolcu arıyoruz” başlıklı çağrı ise kadın futbolunda tarihsel bir örnek ve ilk olmayı da sürdürüyor. Dönemin gazete küpürleri de dikkate alındığında, Dostlukspor’un ‘dişi kramponlar’ olarak adlandırıldığı, maçlar yapabilmek için kendisine rakipler aradığı ve kimi zamanlar yabancı kulüplerle maç yapmak için organize olduğuna da rastlanıyor. 1970’lerin sonunda yer alan gazetelerde takım fotoğrafları da paylaşılan kulübün, o dönemde yaptıkları bugünden okunduğunda Türkiye’deki kadın futbol pratiğine yaptıkları katkının önemi büyüyor.

Dostlukspor, yalnızca kapının kilidini açıyor. Oradan girenlerin sayısı arttıkça futbol ile kadının arasında yaratılan eşitsizlik gözler önüne seriliyor, geçen zamanların boşa harcandığı da ortaya çıkıyor. Her ne kadar kadın futbolunun gelişiminde çok büyük mesafe kat etmekten uzak kalsak da Dostlukspor ve ardından gelen nice kulübün yaptıklarının ve mücadelesinin yol gösterici olduğu bugünden bakıldığında seçilebiliyor. Dostlukspor’un açtığı yolda ise bugün hala yol alanların olduğu görülebiliyor.

*Yazıda, Lale Orta'nın ‘Türkiye'de Kadın Futbolunun Tarihçesi’ makalesinden ve diğer çalışmalarından faydalanılmıştır.