maradona

10 maddede Diego Armando Maradona

Arda Gel


1) Diego Armando Maradona 30 Ekim 1960'da Arjantin'in başkenti Buenos Aires'in fakir mahallelerinden birinde İtalyan kökenli bir baba ve Hırvat kökenli bir annenin oğlu olarak dünyaya geldi. Maradona’nın yedi kardeşi vardı ve kardeşlerinden Hugo ve Raul de ilerleyen yıllarda kendisi gibi profesyonel birer futbolcu olacaklardı. Maradona, bir yetenek avcısı tarafından keşfedildiğinde henüz 8 yaşındaydı. İlk kulübü Estrella Roje’de oynadığı futbolla dikkatleri üzerine topladı ve kısa bir süre sonra ilk transferini gerçekleştirdi. Yeni kulübü Los Cebellitos’tu. Burada takım olarak oynadıkları futbolla dikkatleri üzerlerine çektiler. Zira Maradona’nın forma giydiği dönemde Los Cebollitas 136 maçta hiç yenilgi yüzü görmedi.


2) 1975 yılına gelindiğinde genç Maradona artık birinci lig takımlarından Argentinos Juniors'un oyuncusuydu fakat ilk maçına 1976 yılında çıkabildi. Bu aynı zamanda Maradona’nın Arjantin Birinci Lig tarihinin en genç oyuncusu olması demekti. Beş sezon oynadığı Argentinos Juniors'ta 167 maçta 115 gollük bir performans sergiledi. Bu istatistik takımını şampiyon yapmaya yetmese de beş sezonun tamamında gol kralı olmasını sağladı. Artık ünü ülke sınırlarını aşan bu genç yıldızın Dünya Kupası’nda boy göstermesi beklenirken dönemin Arjantin Milli Takım Teknik Direktörü Luis Menotti herkesi şaşırtan bir karar alarak tercihini bu 18’lik yıldız yerine daha tecrübeli isimlerden yana kullanıyordu. Menotti’nin bu kararı Arjantinli futbolseverler tarafından tepki çekse de 1978 Dünya Kupası’nın kazanılmasıyla beraber bu tepkilerde sönümlenmiş oluyordu. Genç Maradona’nın dünya sahnesine çıkmak için bir yıl daha beklemesi gerekiyordu. Nihayet 1979 Dünya 20 Yaş Altı Dünya Kupası’nda Arjantin kaptanı olarak şampiyonluk kupasını kaldırdı.


3) Çocukluk hayali Boca Juniors forması giymekti. Hayali 1981 yılında gerçek oldu. Askeri darbe nedeniyle ordu tarafından yönetilen ve ağır bir ekonomik kriz yaşayan Arjantin için rekor sayılabilecek bir ücret olan 500.000 dolarlık transfer bedeliyle Boca Juniors’a transfer oldu. Sezon sonunda Boca Juniors şampiyon olurken Maradona’da 17 gollük bir performans sergiliyordu. Maradona çılgınlığı Arjantin’i kasıp kavuradursun bu eşsiz yetenek Avrupa kulüplerinin de dikkatini çekmeye başlamıştı. Hem demiştik ya Arjantin’de ekonomik kriz çok ağırdı. Boca taraftarları onun ne kadar kalmasını isteseler de Maradona, Barcelona yolcusuydu ve hayallerinin takımı Boca macerası sadece bir sezon sürüyordu.


4) La Liga’da uzun süredir şampiyonluk yaşayamayan Barcelona’da Maradona’dan beklentiler çok yüksektir. Öyle ki Johan Cruyff ve Johan Neeskens’ten sonra kulübe katılan en büyük isim olarak tanıtıldı. Barcelona kariyeri 2 sezon sürdü. Fakat Barcelona serüvenine geçmeden önce kariyerinin ilk Dünya Kupası’nda boy gösterdi. İspanya’nın ev sahipliğinde düzenlenen 1982 Dünya Kupası’nda Arjantin kadrosundaydı. Maalesef ilk Dünya Kupası deneyimi pek parlak geçmedi. Son şampiyon Arjantin grup aşamasını geçmekten öteye gidemezken Maradona Brezilya maçında kırmızı kart görerek turnuvaya takımından daha erken veda ediyordu. Sırada artık La Liga ve Barcelona macerası vardı.


5) Barcelona’da ki ilk maçları onun açısından gayet iyi geçti. Fakat daha sonra karaciğerlerinden yaşadığı bir rahatsızlık nedeniyle üç ay forma giyemedi. Bu süreç Barcelona’yı şampiyonluk yarışından kopararak ligi dördüncü olarak bitirmeleriyle noktalandı. Yeniden sahalara döndüğünde İspanya’daki tek kupasını kazandı. Hem de ezeli rakip Real Madrid’e karşı. El Clasico bu sefer Kral Kupası finalinin adıydı ve kupa Barcelona’nındı. Barcelona’daki ikinci sezonunda ise Bask temsilcisi Athletic Bilbao deyim yerindeyse kâbusu oldu. Önce bir Bilbao maçında yediği tekme ile ayak bileğinden sakatlandı ve sahalardan bir süre uzak kaldı. Sezonu Barcelona bir puan farkla ikinci bitirirken şampiyon Athletic Bilbao’ydu. Barcelona formasıyla son maçına Süper Kupa finalinde çıktı. Rakip takım ile çıkan kavga ayrılık fitilini ateşledi. Rakip artık tahmin edebileceğiniz üzere Athletic Bilbao’ydu. Bunun üzerine kulüp başkanı ile yaşadığı sorunlardan sonra artık yol görünmüştü. Rota İtalya’ydı.


6) Yeni kulübü Napoli Maradona efsanesinin zirve yapacağı yer olacaktı. Çünkü Maradona Napoli’ye iki lig şampiyonluğu, İtalya Süper Kupası ve UEFA Kupası’nı kazandıran efsane kadronun en önemli ismi olacaktı. Söz konusu lig şampiyonluğunun Napoli tarihinin ilk şampiyonluğu olduğunu eklemeden geçmeyelim. Şampiyon olamadıkları yıllarda da Napoli iyi bir performans sergiledi. İki lig ikinciliği ve İtalya Kupası finali oynadılar.


7) Fakat söz konusu Maradona ise çıkışları kadar inişleri de çok sert oluyordu. Stres yönetimi konusunda çok yetersizdi. Belki de ilah Maradona’nın en önemli eksikliği buydu. Başarısızlık durumlarında faturanın Maradona’ya kesilmesi ve verilen para cezaları, özel yaşantısındaki çalkantılar onu derinden sarstı. Bir lig maçı öncesinde yapılan doping testinde kokain kullandığı ortaya çıktı. Bunun üzerinde 15 ay futboldan men edildi. Bu Maradona isminin uyuşturucu ile son yan yana gelmesi olmayacaktı. Daha sonra yine havaalanında uyuşturucu ile yakalanacaktı. Sonu sıkıntılı bitse dahi Maradona Napoli tarihinin en önemli futbolcusu oldu ve onun 10 numaralı forması bir daha kimseye verilmemek üzere kulüp müzesine kaldırıldı. Napoli’den sonra durağı Sevilla olacaktı.


8) 1986 Dünya Kupası’nda tüm maçlarda forma giyen Maradona turnuvayı 5 gol 5 asistle tamamladı. Kupanın en unutulmaz maçı kuşkusuz Arjantin - İngiltere arasındaki çeyrek final maçıydı. Meşhur “Tanrının Eli” golü bu karşılaşmada atıldı. Yıllar sonra bu golü elle attığını itiraf eden Maradona'nın olumsuz havayı dağıtması dört dakika sürdü. Zira aynı maçta kendi yarı sahasından aldığı topa sadece on bir kez dokunarak altı İngiliz futbolcuyu geçerek attığı ikinci gol Dünya Kupası tarihinin en güzel golü seçilecekti. Aynı zamanda bu gol 2002 yılında FIFA tarafından yapılan çevrimiçi ankette “100 yılın golü” seçildi. Turnuvanın finalinde Batı Almanya’yı yenen Arjantin Dünya Kupası’nı kazandı. Turnuva sonunda Maradona ‘Altın Top’un sahibi oldu ayrıca Azteca Stadyumu’nun girişine heykeli dikildi. Buradaki başarının tesadüf olmadığı 1990 Dünya Kupası’nda görüldü. Çünkü finalde yine aynı takımlar vardı fakat bu sefer Almanya kupayı evine götürdü. 1990 Dünya Kupası'nda ayak bileğinden sakatlansa da Arjantin’in finale yükselmesinde katkısı yadsınamazdı.


9) Sevilla’da bir sezon forma giydi. 26 maça çıktı ve 5 gollük bir katkı koydu. Sezon sonunda artık Avrupa’dan Arjantin’e dönme zamanı gelmişti. Durağı Newell’s Old Boys takımı oldu. Bu dönemde Arjantin’in 1994 Dünya Kupası kadrosundaydı. İlk maçında Yunanistan’a bir gol atarak iyi bir başlangıç yaptı. Fakat ikinci maçlar öncesinde yapılan doping testini geçemedi. Hem kupadan yollandı hem de attığı gol silindi. Bu konuda yaptığı açıklamalarda bilinçli olarak dopingli madde kullanmadığını antrenörünün verdiği bir içeceğin buna sebep olduğunu ifade etti.


10) Maradona bu yaşadığı olaylar sonucunda bir müddet futbola ara vererek teknik direktörlük denemelerinde bulundu. Fakat sonra çocukluk hayali olan ve sadece bir sezon oynayabildiği Boca Juniors’a geri döndü. Artık 35 yaşındaydı ve kapanışı çok sevdiği bu kulüpte yapacaktı. İki sezonda 31 maçta forma giydi ve 7 gollük bir katkı verdi. Jübilesinde kendisi için yapılan besteyi dinlerken gözyaşlarına boğuldu. Maradona o kadar çok sevildi ki Rosario şehrinde onu sevenler tarafından ‘Maradonian’ adında binlerce üyesi olan bir din kuruldu. Ve Boca Juniors’un maçlarını oynadığı La Bombonera Stadyumu’nun girişine onun vedasından sonra şu yazı yazıldı: “Boca es mi religion, Maradona es mi dios, La Bombonera es mi iglesia” (Dinim Boca, Tanrım Maradona, Mabedim La Bombonera)