George Best

10 maddede George Best

Utku Gel


1) George Best, Kuzey İrlanda’nın başkenti Belfast’ta 1946’da dünyaya gelir. Küçük yaşlarda futbola merak salar, sokaklarda top koşturur. Bu ilgi onu mahallesinin takımı olan Crogagh’la buluşturur. Best, lise çağına geldiğinde ise yerel bir kulüp olan Glentoran’ın dikkatini çeker. Ancak ‘küçük, zayıf ve çelimsiz olması’ sebebiyle bu kulübe giremez. Vazgeçmez, futbolu daha iyi oynamaya karar verir. Öte yandan Manchester United, teknik direktörlük görevine Matthew Busby’i getirmiştir. Busby’nin Manchester United’da başlattığı gençleşme aşısı olumlu ve önemli sonuçlar doğurmuş; ancak 1958 yılında yaşanan uçak kazasında 8 futbolcu hayatını kaybetmiştir. Bu trajik olaydan (Münih Faciası’nı buradan okuyabilirsiniz.) sonra Manchester United, gençleşmenin devam etmesi gerektiğinde ısrarcı olur. İşte bu çerçevede Busby’nin scout ekibinde yer alan Bob Bishop, henüz 15 yaşındaki George Best’i keşfeder ve Busby’e şu mesajı iletir:

‘’Sanırım bir dâhi buldum!’’


2) Manchester United’ın altyapısına transfer edilen küçük Best, İngiltere’ye geleli daha birkaç gün olmasına rağmen aile özlemi çeker ve Manchester’dan kaçar. Ancak Matt Busby peşini bırakmaz. Best’i bulur ve takıma geri getirir. George Best, artık Manchester United’ın altyapısında antrenmanlara çıkmaya başlar. Burada aldığı iki senelik futbol eğitiminin ardından imzaladığı sözleşme ile profesyonelliğe adım atar. Manchester United forması ile çıktığı ilk maç Eylül 1963’teki West Bromwich maçı olur. Ancak sonrasında çok fazla forma şansı bulamaz. İkinci maçı Aralık 1963’teki Burnley maçıdır ve Manchester United’ın 5-1 kazandığı bu maçta Best, kariyerinin ilk golünü atar. O sezon oynadığı 18 maçta 4 gol kaydeden Best, performansıyla da göz doldurur ve kulüpteki ikinci sezonunda takımın değişmezleri arasına girer. O sezon Manchester United, hem İngiltere 1. Ligi’nin şampiyonu olur hem de Charity Shield Kupası’nı (şimdiki ismi Community Shield yani Süper Kupa) kazanır. Best, 42 maçta 10 gol atarak takımının bu başarılarına katkı sağlar.


3) 1965-66 sezonunda Kırmızı Şeytanlar ile UEFA Şampiyon Kulüpler Kupası’nda boy gösterir. Benfica ile oynanan çeyrek final maçından 5-1 galip ayrılan Manchester United’da iki gol Best’e aittir. O maçın ardından gazetelere manşet olur ve ‘’Beşinci Beatle’’ lakabı takılır. O sezon toplamda 35 maçta forma şansı bulan George Best, 13 kez topu ağlarla buluşturur. Manchester United’da 7 numaralı forma efsanesinin de öncülüğünü yapan George Best; bir kanat oyuncusu olarak yeteneği, hızı, adam eksiltmesi, oyunu okuması ve daha birçok özelliğiyle adından söz ettirir. İşte Best’in ‘best’ (en iyi) olduğu 1967-68 sezonu gelip çatar. Sezona Charity Shield Kupası’nı kazanarak başlayan Manchester United, sezonun sonunda da İngiltere 1. Lig’in şampiyonu olur. Best, lig şampiyonluğuna 28 golle katkı sağlar ve o sezonun gol kralı olur. Bu başarısı İngiltere Futbol Yazarları Birliği tarafından ‘Yılın Futbolcusu’ seçilmesiyle de taçlanır.


4) Best rüzgârı daha yeni başlamıştır. UEFA Şampiyon Kulüpler Kupası’nda Manchester United başarılı bir grafik çizer ve finale kadar gelir, rakip Benfica’dır. Best’in de bir gol attığı bu maçı Manchester United 4-1 kazanır ve kupanın sahibi olur. George Best ise ‘Avrupa’da Yılın Futbolcusu’ (Ballon d’Or) seçilir. Bu başarılar Best’e beraberinde şöhreti ve medyatikliği getirir. 1960’ların sonuna gelindiğinde gece hayatı, çapkınlık, kumar ve alkolizm ile anılan George Best, Manchester'da gece kulübü de işletmeye başlar. Artık bir medya/magazin yıldızı olmuştur. Bu durumu Manchester United yönetimi tepkiyle karşılar. Bu tepkilere Sir Matt Busby karşı çıkar ve Best’i şu sözlerle savunur:

‘’Uğraşmayın onunla, ehlileştirmeye çalışmayın. Bu çocuk özel biri.’’

Ancak ipin ucu kaçmıştır! ‘’Futbolun James Dean’’i olarak da bilinen Best’in, 1970’li yılların başından itibaren zirveden düşüşü başlar. Bu yaşam tarzının bir sonucu olarak Best önce maç kaçırmaya başlar, sonra da antrenmanları aksatır. Artık arkasında duran Matt Busby’e yoktur. Çünkü Busby, Manchester United kariyerini noktalamıştır.


5) Hem George Best hem de Manchester United için 1972 yılından 1975’e kadar olan süre zor ve hayal kırıklıklarıyla geçer. Manchester United ligin son sıralarına doğru demir atarken; Best de Manchester United’ın ilk 11’inde değil, gazetelerde çıkmaya başlar. Hatta kendisi şöyle ifade eder:

‘’Futbolun, gazetelerin arka sayfalarından baş sayfaya taşınmasının sorumlusu benim.’’

Ancak Manchester United yönetimi bu duruma daha fazla dayanamaz ve Best’i kafasını toplaması, düzelmesi için ülke dışına kiralık göndermeye karar verir. Önce Güney Afrika’nın Jewish Guild Kulübü’ne sonra kendi isteği doğrultusunda Kuzey İrlanda’nın Dunstable Town takımına kiralanır. Ancak Best’in kötü yaşam tarzı devam eder. Kiralama süresi sona erdikten sonra tekrar Manchester United’a döner. Bu sırada takımın başında Tommy Docherty vardır. Docherty, Best’i takımda istemez ve 1974’te o dönem İngiltere 4. Ligi’nde mücadele eden Stockport County’e kiralanır. Kiralama süresi bittikten sonra Best yeniden ve son kez Manchester United’ın kapısından içeri girer. 1963 ile 1975 yılları arasında formasını giydiği Manchester United’la 235 maça çıkan ve 96 kez topu ağlarla buluşturan Best’in yeni durağı İrlanda olur.


6) Best’in Cork Celtic takımındaki kariyeri pek parlak geçmez. Çok fazla forma şansı bulamaz. Çıktığı maçlarda ise iyi bir performans sergileyemez. Cork Celtic, Best’ten umduğunu bulamaz ve ertesi sene yolları ayırmaya karar verir. Best, 1976 yılında Amerika’ya Los Angeles Aztecs’e transfer olur. İlk sezonda 23 maça çıkar ve 15 gol atar, ligin en iyi orta saha oyuncusu seçilir. İkinci sezon ise performansı düşer, yönetimle sorun yaşar. Sezon devam ederken de Los Angeles Aztecs’le yollarını ayırır ve dönemin 2. Ligi’nde mücadele eden Fulham’a transfer olarak İngiltere’ye geri döner. Fulham’da da iyi maçlar çıkarır ve takımın en önemli isimlerinden biri olduğunu ispatlar. George Best, 1977-78 sezonunun devre arasında ise Fulham’dan ayrılır ve Los Angeles Aztecs’e geri döner. Daha sonra 1979 yılının Ocak ile Temmuz ayları arasında Fort Lauderdale Strikers’da top koşturur. Burada fena olmayan bir performans sergiler. Ancak teknik ekiple yaşadığı problem bu macerayı sonlandırır.


7) Sıradaki durağı İskoçya’nın Hibernian Kulübü olur. O dönem 1. Lig’de mücadele eden Hibernian Best’ten çok umutludur. Öyle ki kulübün seyirci gelirlerinde de büyük bir artış yaşanır. Best, takımına 13 maçta 3 golle katkı sağlar ancak Hibernian’ın küme düşmesini engelleyemez. Bu dönemde de her zaman olduğu alkolizmle başı yine derttedir. Takımdan kovulur ancak bir hafta sonra affedilir. Takıma döndükten sonra çıktığı Glasgow Rangers maçında, Rangerslı taraftarlardan biri Best’e bira kutusu fırlatır. Best ise bira kutusunu yerden alıp içer ve kutuyu taraftarlara kaldırır. Temmuz 1980’de Hibernian ile yollarını ayırır ve yeniden ABD’ye döner. ABD’deki son takımı San Jose Earthquakes olur. Burada çok iyi bir performans sergilemese de önemli izler bırakır. Kulüp ise vefa borcunu, Buck Shaw Stadı’nın bir kapısına Best’in adını vererek öder.


8) Bir dönem kulüpsüz kalan George Best, çok kısa bir süre de Hong Kong macerası yaşar. Artık çok az maçta forma şansı bulduğu yıllar ve kulüpler gelip çatar. İngiltere’de Bournemouth, Avustralya’da Brisbane Lions ve Osborne Park Galeb… Kariyerinin son durağı ülkesi Kuzey İrlanda’nın Tobermore United Kulübü olur. George Best 1985 yılında kariyerini noktalar. Best, Kuzey İrlanda Milli Takımı’nın formasını ise 37 kez giyer ve bu maçlarda toplam 9 gol atar. Best, milli takım formasıyla hiç büyük bir turnuvada oynayamaz. Bu durumu Franz Beckenbauer bir röportajında şöyle ifade eder:

‘’Best, gelmiş geçmiş en yetenekli futbolculardan biriydi ve büyük ihtimalle de büyük bir milli final oynayamayan en iyi futbolcuydu.’’

Best’in noktaladığı sadece futbol kariyeridir. Alkol, kumar, gece hayatı ve çapkınlığı tam gaz devam eder. 1984 yılında ‘alkollü araba kullanmak ve polise kaba davranmak’ suçundan 3 ay hapis yatar. Çıktıktan sonra Best’in kötü yaşam tarzı sürer. 1988’e gelindiğinde George Best için Windsor Park Stadyumu’nda jübile maçı düzenlenir. Maçı tribünde izleyenler arasında Best’i futbol dünyasına kazandıran Bob Bishop ve Best’i futbol dünyasında tutmaya çalışan efsane teknik direktör Matt Busby de vardır. O maçta Best, iki gol atar. Eylül 1990’da Best, BBC’de konuk olduğu bir programa alkollü çıkar, küfürlü konuşur. En kötü dönemlerden birini yaşadığını belirten Best, bunu şöyle açıklar:

"Hayatımdaki her şeye çalım attım, alkol hariç…"


9) Alkol artık olumsuz etkisini vücudunda göstermeye başlar. 2000 yılında karaciğer rahatsızlığıyla hastaneye kaldırılır. 2002 yılında başarılı bir karaciğer naklinden sonra taburcu olur. O yıl BBC, Best’i ‘Yılın Spor Adamı ve Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görür. Hastaneden taburcu olduktan kısa bir süre sonra George Best alkol kullanmaya devam eder. 2004 yılında ‘alkollü araba kullanmaktan’ suçlu bulunur ve ehliyetine 20 ay el konulur. Aynı yılın Mart ayında ise ‘FIFA 100’ün (En İyi 100 Futbolcu) listesinde yer alır. 2005 yılının Ekim ayında Best yeniden rahatsızlanır ve hastaneye kaldırılır. Gerekli tedaviler uygulansa da Best’in durumu kötüye gider. News of the World gazetesi, Best’in isteği üzerine, hastane yatağında çekilmiş fotoğrafını yayınlar ve altına Best’in şu isteğini yazar:

‘’Benim gibi ölmeyin…’’


10) George Best kullandığı ilaçların yan etkisinden, akciğer enfeksiyonundan ve organ yetmezliğinden 25 Kasım 2005 yılında İngiltere’de hastanede hayatını kaybeder. 59 yaşındaki George Best’i son yolculuğunda on binlerce seveni uğurlar, televizyon kanalları ise cenaze törenini canlı yayınlar. Ölümünden sonraki hafta Premier Lig’deki tüm maçlar öncesi Best için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulur. Kuzey İrlanda’daki Belfast Havalimanı’na ise George Best adı verilir. Daha çok kanatlarda oynayan ve hızı, çalım yeteneği, iki ayağını kullanabilmesiyle hafızalara kazınan Best; filmlere konu olur ve adına şarkılar yapılır. Bu yetenekli futbolcu için Pele, ‘’Gördüğüm en iyi futbolcuydu.’’ derken; Maradona ise, ‘’O, benim idolümdü.’’ İfadelerini kullanır. O ise hakkında söylenen ve efsaneleşen ‘’Maradona good, Pele better, George best.’’ (Maradona iyi, Pele daha iyi, George en iyisi) sözünün hakkını vermek varken belki de seçtiği yaşam tarzı ile futbola erken veda eder.