Theofanis Gekas

Anadolu’da Yunan sirtakisi: Theofanis Gekas

İsmail Sarp Aykurt


Theofanis Gekas, 23 Mayıs 1980’de Yunanistan’ın Teselya bölgesinin en önemli ili olan Larissa’da dünyaya geldi. 18 yaşında başladığı futbol hayatında ilk kulübü, doğduğu ve büyüdüğü şehrin takımı Toxotis Larissa’ydı. 61 maçta attığı 16 gol hiç fena sayılmazdı. Gerçi 18 yaşına kadar futbolcu olmayı ikinci plana atan Gekas’ın hayallerini süsleyen başka bir spor dalı vardı. Theofanis, ödüller kazanmış, olimpiyat hayalleri kuran başarılı ve profesyonel bir güreşçi olmayı düşünüyordu. Ancak son tahlilde, tercihini futboldan yana kullanmıştı.

2001 yılında kendisini Yunanistan 2. Ligi ‘Beta Ethniki’ takımlarından Kallithea’da buldu. Orada 100 maça çıkan Theofanis, göze çarpan işler yapmayı başardı. Takımı Kaalithea’nın 1. Lig’e yükselmesinde ciddi bir rolü vardı. Gekas, 4 senede tam 46 gole imza atıyor ve Yunanistan Süper Lig takımlarının da radarına giriyordu. Örnek aldığı futbolcu biliniyordu: Van Basten!

2005 yılında kendisini önemli Yunan ekibi Panathinaikos’ta bulan Theofanis Gekas, gerek bitiriciliği gerekse de çalışkan özelliklerini göstermeye devam ediyordu. Attığı 17 gol ile gol krallığına ulaşan golcü, Yunanistan Milli Takımı’na da çağrılarak hızlı bir yükselişin içerisine girmiş oluyordu. Gekas, 2005’te başladığı ve 2014’e değin süren milli takım kariyerinde toplamda 78 karşılaşmaya çıkacak ve fileleri 24 kez havalandıracaktı.

Yükselen bir grafik ve Avrupa macerası

Panathinaikos macerası, 1,5 senede attığı 23 gol sonunda kiralık olarak gideceği Almanya’ya taşınacaktı. Adres bu kez Bundesliga 2. Lig temsilcisi Bochum’du. Bu ilk Avrupa deneyimi olmuştu Gekas’ın. İlk Avrupa Kupası maçı deneyimini ise 2005-2006 futbol sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde tecrübe etmişti.

Bochum’a gidişi öncesinde, Panathinaikos’un PAOK’tan Salpingidis’i alması karşılığında PAOK’a katılmasının istenmesi Gekas’ı kızdırmış ve sonrasında gerçekleşen bir pazarlıkla Gekas, Almanya’nın yolunu tutmuştu. Satın alma opsiyonu ile Bochum’a kiralanan Theofanis Gekas için durumlar hiç de fena olmamıştı aslında.  Ligde attığı 20 gol sonrasında kazanılanlar arasında gol krallığı, tribünlerce kendisine uygun bulunan ‘katil’ lakabı ve sezon sonunda gerçekleşen Bayer Leverkusen’e transferi sayılabilirdi.

Skibbe yönetimindeki Bayer Leverkusen’e transferi sonrasında yeni takımı ile 50 maça çıkan Gekas, burada 13 gole imzasını atmayı başardı. Etkili futbola rağmen az süre alışını Skibbe’ye ve onunla olan ‘kötü iletişimine’ bağlayanlara karşın o bu durum için şöyle diyordu:

“Aslında göründüğü gibi değildi. Skibbe ile aramızda sıkıntı yoktu. Hatta daha sonra hangi takıma gittiyse beni istedi ama olmadı. 25 maçta oynadım, yalnızca dört maçta dizimdeki sakatlığım nedeniyle oynamadım.”

Ancak Theofanis Gekas bir kırılmaya doğru ilerliyordu. Onun için ise en büyük yıkım, Galatasaray’ın 2007 senesinde yaptığı transfer teklifine, Leverkusen’in engel oluşu oldu. Leverkusen, Gekas’ı bırakmıyor ve kısa bir zaman sonra Gekas, kulüpten kavgalı ayrılmak zorunda kalıyordu.

2008-2009’da başarısız denilebilecek bir Portsmouth deneyimi ile 2010’da Hertha Berlin molası pek istediği yönde gelişmemişti. Hertha’da gösterdiği performans kulübün ligde kalmasına yetmiyor, sezon sonu kiralık sözleşmesi sona eren Gekas’ın yeni adresi Eintracht Frankfurt oluyordu. Sıklıkla adres değiştirir hale gelen Gekas’ın performansı gerçekten merak ediliyordu. 2 yılda oynanan 48 maçta atılan 23 gol, Gekas için iyiydi ancak takımı Frankfurt için 2. Lig yolu görünmüştü!

Gekas’ın Anadolu kariyeri

Daha önce Galatasaray’a gelemeyen Gekas’ın bu kez yolu Anadolu’ya açıldı. 2011-2012 futbol sezonunda onu isteyen Samsunspor, yarım sezonluk bir sözleşme ile Gekas’ı Samsun’a çıkarttı!

Gekas’ın Samsunspor’a transferi gerçekten Türk futbolu için de önemliydi. Theofanis, Türkiye’ye gelen ilk Yunan futbolcuydu çünkü… Samsunspor forması altında çıktığı 11 maçta 8 gol atanTheofanis Gekas, Türk futbolseverlerin gözünün pasını siliyor ve dikkat çekiyordu. İlk maçını Trabzonspor’a karşı oynayan Gekas, ilk golünü de yine bir Karadeniz ekibi Orduspor ağlarına yolladı.

Samsunspor’da attığı her gol, stadyumda ‘sirtaki’ demekti! Gekas, kısa sürede bolca sirtaki çaldırmış, tribünlerin saygısını kazanmıştı. Üzerinde taşıdığı logoda ‘Mustafa Kemal’ silüetinin bulunması nedeniyle ülkesinde sert ve milliyetçi tepkiler ile karşılaşsa da sonrasında bu yorumlar için şöyle söylüyordu:

“Samsunspor’un armasının her iki taraf için de farklı bir anlamı var. Fakat bunların geçmişte kaldığına inanıyorum. Şimdi farklı bir hava var. İki halkın arasında artık bu tarz meseleler konuşulmuyor. Politik sorunlar belirli amaçlar için yaratılmış sanal sorunlardır. Bütün bunların hepsi bir oyun. Nereye gidersem Türkiye’de beni güzel karşılıyorlar.”

Ancak iyi giden işlerini, hesapta olmayan bir sakatlık bozdu. Samsunspor’dan ayrılanTheofanis Gekas, İspanyol ekip Levante’ye transfer oldu. Fakat işler orada da iyi sonuçlanmıyordu. 4 maça çıkan Gekas, gol atamadan İspanya serüvenini noktaladı.

Sonraki durak ise yine Türkiye olacaktı. Güzel anılar biriktiren ve tribünlerin unutmadığı bir isme dönüşen Gekas, Türkiye’de “Gol Tanrısı” olarak anılacağı günler için yeniden Anadolu’ya ayak bastı. Bu kez durak, ülkesi Yunanistan’a daha yakın sayılırdı. Akhisar Belediyespor ile birlikte yakaladığı çıkış, istatistiklerine de yansıdı. 15 maçta 12 gol kaydeden Theofanis Gekas, yüzde 80’lik bir gol oranı yakalıyordu. Türkiye’deki ilk deneyimi olan Samsunspor’daki performansını da aratmıyordu. Akhisar’daki taraftar ilgisi ona asla unutamayacağı bir anı bırakmıştı. Tribünlerin onun için bestelediği “Gekas marşı” gerçekten de futbolun birleştirici özelliklerini kanıtlıyordu:

“Gekas bizde/ölünceye dek/oynasın varsın/Akhisar onun golleriyle/kümede kalsın”

Ancak Gekas’ın sonraki durağı Konyaspor olacaktı. 24 maçta atılan 13 gol ve yine yakalanan yüksek gol ortalaması (0,57) onun yeniden Yunanistan Milli Takımı’na çağrılmasına vesile oluyordu.

Theofanis Gekas, Türkiye’de dolaşmaya devam etti. 2014-2015 sezonunda yeniden Akhisar macerasında atılan 12 gol ve bir sene sonraki Eskişehir deneyiminde yaşanılan 5 gol sevinci onun kalitesini ve bitiriciliğini yeniden ispat ediyordu. Gittiği yerlerde çok kalamayan ve sürekli gezinen Gekas için kısa bir İsviçre Sion uğrağının ardından yaşanan Sivasspor macerası, artık onun sona doğru yaklaştığını gösteren ipuçlarıydı. Gekas, kariyerinde oynadığı 478 maçta, 212 gol atarak Yunanistan’da başlayan futbol yaşamını komşu ülke Türkiye’de noktalamış oluyordu.

Hem golcü hem futbol elçisi

Theofanis Gekas, Türkiye futbolu için en çok hatırlanacak ve en çok iz bırakan golcülerin başında geliyor. Belki de onun bu kadar sevilmesi ve başarı göstermesi, kendisini rahat hissetmesi şu sözleriyle bağlantılıydı:

“Yemeklerimiz ve müziklerimiz neredeyse aynı. Kültürümüz biraz farklı olsa da birbirine çok benziyor.”

Gekas, golcülüğü ve cesareti ile Türkiye’de belki de uzun seneler devam edecek olan bir ‘Yunan futbolcu modası’ da başlatmış oldu. Gekas’ın Türkiye’de oynayan Yunan futbolcu sayısının artışında ciddi bir payı olduğu kadar, bir ‘futbol diplomasisi’ yaratmış olduğu da şimdilerde daha iyi anlaşılıyor.

Gekas, hem bu yönü hem de golcülüğü ile ise uzun yıllar hafızalardan çıkmayacağa benziyor.