Gintaras Stauce

Türkiye’de bir Litvanyalı kaleci: Gintaras Stauce

İsmail Sarp Aykurt


İngiliz futbol kültürü içerisinde, kaleciler için söylenen “Adamın aptalı kaleci olur” inanışı, eski kaleci Fatih Uraz’ın kitabının başlığında, “Adamın Abdalı Kaleci Olur” olarak revize edilirken ne kastedilmiş oluyordu? Kalecilik zor işti. Kurtarışların, plonjonların estetiğinden çok, yenilen gollerin, kontrpiyede kalışların daha büyük bir manası vardı. Kalecilik, sanki oyunun içinde bambaşka bir oyun gibiydi. Hem başka bir meslek daha var mıydı her hafta yeniden tartılan, ölçülen, teste sokulan? İşte Gintaras Stauce, özellikle de Türkiye kariyerinde, belki de her hafta bu teste tabi tutulanlardan birisi olacaktı.

Stauce’nin yolculuğu

Gintaras Stauce, 24 Aralık 1969’da Litvanya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin Alytus şehrinde dünyaya geldi. Kaleci olmak için Sovyet coğrafyasında doğmanın bir avantajı olsa gerek, Stauce’nin  kaleciliğe olan merakını Lev Yaşhin, Dasayev vb. gibi büyük isimlerden esinlendiği belki de iddia edilebilirdi.

Gintaras Stauce, kariyerine Sovyet işçilerinin takımlarından birisi olan Spartak Moskova’da başlamıştı. O zamanlar Boris Ignatjev’in başında olduğu Sovyetler Birliği 20 Yaş Altı Milli Takımı’na da davet edilen Stauce, Spartak ile kapitalist restorasyon sonucu değişen ülke şartlarında kurulan Rossiyskaya Premyer Liga’da (Rusya Premier Ligi) 1992-93 ve 1993-94 sezonlarında başarılar kazanacaktı.

1994-95 futbol sezonuna henüz gelmeden, ülkesi Litvanya’da ve genel olarak Baltık coğrafyasında 1987 ile 1991 yılları arasında gerçekleşen ve tarihe “Şarkı Devrimi” olarak geçen bir dizi anti-komünist/milliyetçi, sistematik olaylar zincirinden sonra ve kapitalizme dönüşün ertesinde ise Stauce’nin kariyeri başka bir kültür ve ülke ile kesişecekti.

Litvanyalı eldiven Florya’nın yolunda

1994-95 futbol sezonunu Gintaras Stauce, İstanbul’da Galatasaray’da geçirme kararı verdi. Daha önceden Galatasaray’a karşı Avrupa müsabakalarında oynama deneyimi de bulmuş olan eldiven, gelen teklif sonrası Florya’nın yolunu tutar. Spartak kalesini yıllarca koruyan Stauce için bu açıktır ki yeni ve farklı bir deneyim olacaktır.

Litvanyalı kaleci, takımın başına yeni geçmiş olan Alman teknik direktör Reinhard Saftig öncülüğünde kaleyi devralır. Birinci kaleci olarak düşünülen Stauce’nin alternatifleri arasında ise Hayrettin Demirbaş ve Nezih Ali Boloğlu öne çıkmaktadır.

1.87 boyundaki, şort tercih etmeyen, uzun bacaklı ve sıska görünüşlü, degajları sorunlu ve kısa ama refleksleri yerinde olan Stauce, Galatasaray forması altında 27 maça çıktı ve genel olarak iyi olsa da Türkiye şartlarında tartışmalı maçlar çıkarttı. Ancak ligin ilk yarısını iyi götüren, ikinci yarısında ise şampiyonluğu kaptıran Galatasaray’da önce teknik direktör Saftig’in sonra ise iddialara göre Stauce’yi istemeyen İskoç Graeme Souness’ın etkisi ise Stauce’nin Galatasaray macerasına son verilecekti. Stauce’nin yerini bu kez Amerikalı bir file bekçisi, Brad Friedel alacaktı.

Stauce’nin Galatasaray’daki en büyük zaferi ise 1995 yılında kazanılan Başbakanlık Kupası zaferi oldu. Kimi dönemler şanssız goller görse de kalesinde, akıllara kazınan performansını, Başbakanlık Kupası finalinde Fenerbahçe karşısındaki derbi zaferiyle gösterme fırsatı buldu.

Sunucu İlker Yasin’in “penaltı uzmanı” olarak nitelendirdiği Feyyaz’ın, sonrasında ise Kemalettin ile Oğuz’un penaltıları değerlendirememesi, daha doğrusu Stauce’nin refleksleri ile yaptığı üç başarılı kurtarışla kupayı Galatasaray’a getirmesi, Stauce’nin omuzları alınmasını getirecek ancak o sıralarda konuşulan “kiralansın mı, satılsın mı” tartışmalarında sonuç bu skora rağmen ikincisi olacaktı.

Sarı kırmızılılar için kötü geçen bir sezonun faturalarından birisi de Stauce’ye kesilecekti. Galatasaray’ın en parlak döneminin emekleme aşamasında ayrılacaktı Gintaras Stauce...

İstanbul’dan sonra: Karşıyaka, Sarıyer, Almanya...

Genç yaşında İstanbul’dan ayrılan Stauce’nin bu kez yolu Karşıyaka’ya düşecekti. 1995-96 sezonunu Karşıyaka’da, sonraki sezonu ise Sarıyer’de geçiren Gintaras Stauce, sonrasında Almanya’nın yolunu tuttu.

Bu kez adres, 1997 ile 2001 yılları arasında kalacağı MSV Duisburg kulübü oldu. Almanya’da kariyeri adeta zirve yapan ve kariyerinde en fazla maçını burada oynayan file bekçisi, buradan da Yunanistan’ın yolunu tuttu. Orada Akratitos, Fostiras ve Kallithea gibi takımlarda forma şansı bulan Gintaras Stauce, 2004 senesinde, futbolculuk yaşamını noktalayacağı FK Spartaks Jürmala takımına, Letonya’ya transfer oldu.

2007 yılında kaleciliğine nokta koyan Stauce, Litvanya’da kazandığı yılın futbolcusu unvanlarının yanı sıra kaleci antrenörlüğüne de merak salacaktı. Milli forma altında 61 kez ter döken ve bu anlamda ülkesinde bir rekora sahip olan Stauce, 2004 yılında bu kariyerini de sonlandırmış oldu.

Günümüze doğru Litvanyalılar ve Gintaras Stauce

Gintaras Stauce, Litvanyalı olarak Türkiye’ye gelen ve futbol kalecisi olan ilk sporcunun dezavantajlarını ve deneyimini de yaşayarak ülkeden ayrıldı.

Stauce, kariyerinde daha sonra Spartak’ta kaleci antrenörlüğü ve Rusya milli takımında antrenörlük vb. gibi tecrübeler yaşamakla birlikte, kendisinden sonra gelen ve yine Türkiye’de top koşturacak olan diğer Litvanyalılara da örnek olabilmiştir. Bunlardan birisi kendisinin de yetişmesinde büyük pay sahibi olduğu, Litvanya milli takımında, Gaziantepspor ve Osmanlıspor’da oynayan kaleci Karcemarskas’tı.

Ülkemizde, Litvanyalı futbolcuların, Litvanyalı basketbolculara kıyasla çok daha az popüler oldukları, bu durum futbol lehine ve 2010 sonrası dönemde artış gösterse de bir gerçek olmayı sürdürmektedir.

Ancak hangi branştan olursa olsun, Litvanya’dan Türkiye’ye yönelen sporcu transferinin mayasında bir futbol kalecisi olarak Gintaras Stauce’nin adı, ülkemizdeki ömrü kısa bile olsa, hatırlanacaklar listesinde ve ilk sırada yer almaktadır.